arşiv

‘Bilgisayar’ kategorisi için arşiv

Facebook Contacts for Picasa

Çarşamba, 17 Şub 2010

Twitter’dan takip edenler bilir, şu blog girdimden sonra biraz “Neden kendim yapmıyorum?” düşüncesi, biraz da anlık gazla Picasa’da Facebook arkadaş listesinin kullanılmasını sağlayacak olan uygulamayı yazmaya koyulmuştum. Kendim için çalışan bir betiği yazmak görece kısa sürse de bunu şöyle herkesin kullanımına açık, eli yüzü düzgün sayılabilecek bir uygulama haline getirebilmek biraz zaman aldı. Sonuç aşağıda:



Uygulamanın ana sayfası şu, doğrudan indirmek isterseniz de sizi doğrudan buraya alalım. Siz şimdi bu “Contacts.xml path de ne ola ki?” de dersiniz, hemen açıklayayım: Picasa kaydedilen kişi bilgilerini bu isimli bir dosyada tutuyor. Dosyanın varsayılan mac yolu zaten ekran görüntüsünde mevcut, windows içinse “C:\Documents and Settings\<KullanıcıAdı>\Local Settings\Application Data\Google\Picasa2\contacts\contacts.xml” yolu işinizi görecektir.

Daha program epey bir güzelleştirilebilir ve kullanımı kolaylaştırılabilir aslında ama daha fazla emeği talep olması durumunda sarfetmeyi daha uygun gördüm.

Yorumlarınızı beklerim…

Bilgisayar , , , ,

Güncelleme – Ekim 2009

Çarşamba, 28 Eki 2009

Son yazımdan bu yana fena geçmiyor günlerim. İş tarafında tekrardan yeni bir projeye başlamış olmam, özel hayatta da Selin’in Münih’e gelmesi sayesinde kendisiyle sık sık görüşüyor olmamız günlerimin güzel geçmesinin en büyük sebepleri. Biraz ayrıntıya gireyim, aklıma gelenleri yazayım:

Dün gece bu yazıyı yazmaya başlamadan hemen önce barındırma hizmetimi yeniledim. 3 yıl önce satın aldığım paket yaklaşık 20 gün sonra bitiyordu. O yüzden artık daha da geç kalmadan ya başka bir şirkete geçmeli, ya da hostmonster‘dan aldığım hizmeti yenilemeliydim. Biraz düşündüm, 3 yıl boyunca aldığım hizmetin şu ana kadar yüzümü kara çıkarmadığını fark ettim. Daha önceki bir yazımda da yazmıştım, barındırma şirketlerinden epeyce çektim zamanında. O nedenle aslında bu hizmeti veren en iyi 10 şirket arasında gösterilen şirketlerden aynı hizmeti şu an ödediğim rakamın yarısına verenler olsa da gelecekteki olası baş ağrılarımı düşünüp var olan paketimi uzatmaya karar verdim.

Selin ile sık sık görüşüyoruz. Daha pek alışamadım zaten burada olmasına. E kolay değil tabii uzun zaman Skype arkadaşlığı yaptığın insanın bir kol boyu mesafede olması 🙂 . Halen zaman zaman acayip geliyor içinde bulunduğumuz durum. Bana geldiği zamanlarda ev hanımlığı rolünü doğrudan üstlendiği için kendi temizlemediğim evde, kendi yıkayıp ütülemediğim kıyafetleri giyip, kendi yapmadığım yemekleri yiyor olmam şaşırtıyor arada beni.

mac-os-x-snow-leopardKullandığım Mac Mini’deki işletim sistemini Snow Leopard ile değiştirdim. Şimdilik çok fazla gözle görülür bir fark bulamadım açıkçası. Birkaç yeni arka plan resmi gelmiş, bir de alttaki ikonların sağ tık menülerinde biraz değişiklik olmuş. Ama zaten işletim sisteminin yeniliklerini daha önce okuyup arayüzde çok da bir değişiklik olmayacağını fark ettiğim için bu durum sürpriz olmadı. Tek sinir bozucu yenilik ise uzaktan kumandanın çalışmasında değişikliğe gidilmiş olması. Artık tuşlar o anda hangi programın aktif olarak çalıştığından bağımsız bir şekilde varsayılan işlerini yapıyorlar. Yani örneğin VLC’de bir film seyrederken filmi durdurmak istediğimde film duruyor ama iTunes da arkada yeni şarkıyı çalıyor (ya da zaten çalıyorsa duruyor). Ses açıp kapatırken VLC’nin ve sistemin kendi sesi birlikte açılıp kapanıyor. Gerçi söylediklerimden ilkini iTunes’ı önceden açıp iTunes Store’a girerek çözdüm ama ikincisinin herhangi bir çözümü yok galiba şimdilik.

Yeni bir projeye başladım. Birkaç aydır üzerinde çalıştığımız Windows Embedded CE driver projesi önem sıralamasında geriye düştü. O nedenle şu an yoluna tek geliştirici ile devam ediyor. Ben de Profinet üzerine başka bir projede çalışmaya başladım. Tamamen başka bir takımda, hatta farklı bir ofiste çalışıyorum artık. Gerçek zamanlı iletişimdeki paketlerin planlanması üzerinde çalışmaya başladım. Oluşturulan bir otomasyon projesinin derlenmesi ve benzeri zamanlarda cihazlara gönderilecek olan paket planlama verisinin oluşturulması, planlama algoritmalarının düzgün çalışması gibi konularda çalışıyorum. Burada bir yandan var olan kodun bakımı, diğer yandan da Profinet IRT’deki iyileştirmeleri yazılım tarafında teorikten pratiğe geçirme görevlerim mevcut. Konu epeyce ilgi çekici, ben de yavaştan ısınmaya başladım. Ayrıca başka bir takımda çalışmak, oradaki insanların da tecrübelerinden faydalanmak ve işin her şekilde kendine daha fazla katkıda bulunması demek. Diğer bir yandan projenin tamamen Siemens tarafından yürütülüyor olması Siemens’in yazılım geliştirme sürecini daha yakından tanımamı sağlıyor. Bu nedenlerden dolayı şu an bu projede çalıştığım için mutluyum. Umarım iyi bir şekilde devamı gelir.

Şu yazımda Windows Embedded CE 6.0 ile ilgili tecrübelerimi paylaşacağımı yazmıştım. Biliyorum, o günden bu yana epeyce vakit geçti ama açıkçası bu sefer üşengeçliğimden değil, projenin durumunun ne olacağını görmek için beklemiştim. Çok yakında birkaç farklı yazı olarak postalayacağım. Yazılar İngilizce olacağı için ana sayfaya koymayı düşünmüyorum ancak ana sayfada başka bir girdide onların linkini bulabileceksiniz.

Resistance 2‘ye sardım birkaç gündResistance_2ür. Normal seviyede oyunu 2 – 3 günde bitirdikten sonra çoklu oyuncu olayına giriştim. Birkaç kişinin birleşerek birlikte yapay zekaya karşı görev yapması (Collaborative mode) iyi olmuş, zira saatlerini oyun başında geçiren psikopatlarla karşı karşıya oynamak (Competitive mode) çok zevkli olmayacaktı. Gördüğüm kadarıyla benzer deneyimdeki oyuncuları birlikte ya da karşı karşıya oynatma özelliğinin olmaması bir eksi olsa da Collaborative Mode’da bu çok sıkıntı olmuyor.

Bilgisayar, Ivır zıvır, Site , , , , , , , ,

Afl Forum Yayında

Perşembe, 01 Eki 2009

Üniversite hazırlık yılımda web tasarımcılığımı bir adım daha ilerleterek http://www.aydinfenlisesi.com u kurmuştum. Sitenin forumu uzun yıllar fen lisesinden sınıf arkadaşlarım başta olmak üzere birçok kişi tarafından kullanıldı. Hatta sınıfça özel bölümümüzdeki muhabbetler hala aklımdadır.

Bir süre sonra site de, forum da unutuldu. Hatta o kadar unutuldu ki, sitenin yıllık güncellemesini unuttuğum için alan adını kaptırdım. Gidenin sadece alan adım olmasına rağmen ısrarla attığım maillerin de pek bir yanıtını alamadım, nedense artık erişemediğim sunucumdan sitenin son halini de geri alamadım. En son yedeğim birkaç aylıktı.

Site ve yedeklerim uzun süre kendi halinde bekledi, birkaç gün önce de Buğra’nın Facebook’a attığı bir mesajın ardından forumumuz küllerinden tekrar doğdu. Yeni adresi http://www.eminsenay.com/aflforum. Yeni üye alımını durdurmuş olsam da hala eski mesajları görebilir ve hatta eski üyelerdenseniz yazı bile yazabilirsiniz…

Edit (09.2016): phpbb güncellemeleri ile ilgilenmeyi bıraktığım için forumu tekrardan yayından kaldırdım.

Ivır zıvır, Site , , ,

Son Haberler

Salı, 15 Eyl 2009

Aşağıda yaklaşık 1 ay önce yazıp o zamandan bu yana ekleyecek olduğum yazı var. Yazının ardından o zamandan bu  yana geçen zamanla ilgili güncellemeleri de yaptım.

Son yazımdan bu yana yine yazılacak birkaç konu çıktı, yine ben epeyce üşendim ve yine aşağıya özet geçiyorum.

Selin Almanya’ya geliyor! Uzun ve sıkıntılı bir bekleyiş süreci olumlu sonuç verdi, Selin yüksek lisans kabulünü aldı. Münih’teki Ludwig-Maximilians Üniversitesi’nde “psychology of excellence” bölümünde yüksek lisans yapacak. Artık sıkça görüşeceğimiz kesin.

İki kere Budapeşte’ye gitmek zorunda kaldım. Birinin dönüş yolundayım hatta şu anda. 2008 temmuz sonundan bu yana bir Macaristan şirketi olan evopro’ya bağlı çalıştığım için çeşitli belgeleri çıkartmak üzere Macaristan’a gitmem gerekiyor zaman zaman. Bu evopro’ya bağlı bulunduğum süre içindeki dördüncü Budapeşte seyahatim. İlk seferde gerekli olan bütün belgeleri çıkarmıştık, daha sonrakiler süresi dolan Macaristan oturma iznimin uzatılması nedeniyleydi hep. Normalde yıllık verilen bu izni toplamda iki kere almam yeterli olacaktı. Ancak çeşitli sebeplerden dolayı dördüncü kere oturma izni uzatma için oradaydım dün. Neyse ki ekim ayından itibaren Almanya evosoft çalışanı olacağım için bunun son zorunlu gidişim olacağına inanıyorum. Bir kere de SSK’ya orada çalıştığımı belgeleyebilmek amacıyla gitmeyi planlıyorum. Bu zorunlu geziler bende Budapeşte’ye karşı bir antipati oluşmasına sebep oldu. O yüzden daha da gitmem herhalde :).

Cuma günü Türkiye’ye gidiyorum. Bir hafta tatil yapacağım. Daha sonra eylül ayının tamamında Türkiye’de S7-PCT v2.1 için çalışacağım. Bu da aslında bir nevi zorunluluktan olmuş durumda. Siemens yine ekonomik kriz bahanesiyle taşeron şirketlerine ağustos ayının son haftasından ekim ayının başına kadar ödeme yapmayacağını bildirmiş durumda. evosoft da %98’i Siemens’e ait olsa da bu taşeron şirket grubunda yer alıyor. Daha önce de anlattığım gibi evosoft çalışanları bu süreyi hiç de ücretsiz olmayan “ücretsiz izin” alarak kullanıyorlar. Hatta bu sefer isteyen senelik izinlerini de kullanabildi. Neyse, olan yine evosoft’a bağlı çalışan şirketlere olacaktı. Özellikle benim durumumda şirketler ne yapacaklarını kara kara düşünüyorlardı. Ekim ayına kadar kullanmam gereken bir haftalık izni kullanmam gerektiğini biliyordum. Ancak geriye kalan 4,5 haftalık süre için bir karar verilmemişti. Tahminim bana da “gerçekten” ücretsiz izin verileceği idi. Yine parayı çok umursamayıp uzun bir süre tatil yapmak aklıma gelmedi değil. Ancak bu sürenin tam da Ramazan ayına denk gelmesi, tatil konusunda çok da bir şey yapamayacağımı düşündürdü bana. Tam da bu sırada aklıma önceki projem için çalışmak geldi. Sonuçta v2.0’da benim yaptığım kısım v2.1’de geliştirilmesi gerekenler listesindeydi. Hatta epeyce bir kaynak ayrılmıştı bu konuya. O işi en iyi yapacak olan insan da bendim. O nedenle bu teklifim bütün taraflarda olumlu bulundu. Projede yeterli maddi kaynak da varmış. Sonuçta eylül ayının tamamında evoline’da olacağım. Yapacak bir şey bulup ekonomik krizin beni “teğet geçmesini” sağlayabildim, ama Türkiye’de bulunduğum süreler askerlik ertelemesinde sayılmayacağı için dolaylı olarak Almanya’da daha fazla kalmak durumunda kaldım.

S7-PCT v2.0 çıktı. Buradan ücretsiz indirilebilir durumda. Üşenmezsem bununla ilgili bir yazı daha yazacağım.

Sıra geldi güncelleme kısmına:

Türkiye’de çalışmaya başladım, hatta buradaki günlerimin yarısı bitti bile. Daha önce v2.1 için planlanan özelliklerle uğraşıyorum genelde. Akşamları da Nürnberg’dekinin aksine hareketli geçiyor günler genelde. Epeyce kişinin yüzünü görme fırsatım oldu bu sayede. Bayrama da Nazilli – Denizli – Aydın civarlarındayım, beklerim…

Bilgisayar, Ivır zıvır , , , ,

Yeni Projem

Pazar, 05 Tem 2009

S7-PCT’nin geliştirilmesini Türkiye’ye aktardığımızdan beri biz de takım olarak yeni projelere giriştik. Evosoft’un planı bizi başından beri PROFINET alanında yetiştirip Siemens’in bu taraftan gelecek projelerini üstlenebilmekti. Yeni projelerimiz bu plan doğrultusunda PROFINET üzerine oldu. Takım arkadaşlarımızdan biri doğrudan PROFINET geliştirme ofisinde çalışıyor. Diğer arkadaşlarla birlikte ben de başka bir proje için ofisimizden çalışmaya devam ediyoruz.

Proje aslında ilk aşamasında oldukça belirsizdi. Bir PROFINET sürücüsünü bir platformdan başka bir platforma aktaracaktık. Önceleri hedef platform Vista ya da Win7 olarak konuşuldu ama daha sonradan Windows Embedded CE 6.0 olmasına karar verildi. Şimdilik ilk adımları atıyoruz. Benim başından beridir görevim çalışma ortamını ayarlamak. Bu nedenle birkaç aydır kurulumlar ve ayarlarla boğuşuyorum diyebilirim. İlk önce Windows Vista ve 7’nin “checked” versiyonlarını indirip kurdum. Bu checked versiyon denilen şey Microsoft terminolojisinde hata ayıklama (debug) sembollerine sahip olan versiyon anlamında kullanılıyor. Bunları kurduktan sonra doğrudan işletim sistemi çekirdeğinden gelen mesajları görme imkanına sahip oluyorsunuz, ki bu da sürücü geliştirmesinde faydalı olabiliyor(muş). Debug penceresinden örnek bir görüntüyü aşağıya yapıştırdım (Windows 7 RC):

Win7Debug-1

Denemelerimin tamamını Vmware altında yaptığım için tahminen normalde çıkmayan bazı hatalarla karşılaştığım zamanlar da oldu. Örneğin Vista, normal çalıştırıldığında daimi mavi ekran veriyordu. Kernel debug modunda çalıştırıldığında sebebi anlaşılıyordu: Hata yakalanmış (debug assertion), devam et demeden ileri gitmiyor sistem. Aşağıda bunun da ekran görüntüsü var.

VistaDebug-2

Neyse, hedef sistem olarak Windows Embedded CE 6.0 (WinCE diyeceğim bundan sonra) seçilince yukarıda yaptıklarım biraz anlamlarını yitirdiler tabi. Bu sefer WinCE’yi Vmware üzerine kurmak ile uğraşmaya başladım.

Bir süre sonra farkına vardım ki WinCE konusunda internetteki bilgi yok denecek kadar az. Bir dizi Çinli internet sitesi çıkıyor google aramalarında devamlı. Durum o kadar vahim ki bu Çince siteleri Google translate ile okumak durumunda kaldım. Bu arada burada yeri gelmişken bir parantez açmak istiyorum. WinCE’nin hedef işletim sistemi olarak seçilmesinde bizim etkimiz sıfır. Hatta bana kalsa bu işe başlamazdım. Gerçek zamanlı ve/veya gömülü sistemler için çalışan daha özgür ve daha iyi birçok alternatif varken WinCE’yi bir platform olarak seçmek çok akıl karı bir iş değil bence. Bir de normalde Microsoft’un en büyük avantajlarından biri olan yaygınlık ve destek bu sistem için mevcut değilken yapılan iş biraz saçma kaçıyor. Ama tabii ki her zaman için geliştiriciler ile pazarlamacılar aynı fikirde olmayabiliyor. Para da pazarlamacıların elinde olduğu için bu tarz seçimler yapılabiliyor.

Neyse, bir süre uğraştırdı ama şu anda Vmware altında çalışan bir WinCE’miz mevcut. Yalnız bu sistem ethernetten debug edilme ihtiyacını karşılayamadığı için bir başka alternatif olan Virtual PC’ye yöneldim. Birkaç gün sonra ethernet debug desteği ile birlikte o da hazır hale geldi.

wince_vmware

Özellikle bu sanallaştırma yazılımları altında WinCE çalıştırma konusunda edindiğim bilginin diğer birçok geliştiriciye de yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Bu işleri yaparken bir yandan da unutmamak için yaptıklarımı doküman haline getirdim. Proje liderimden de izin çıktı, onları da şöyle güzel bir makale haline getirip bir yerlerde yayınlayacağım. Normalde buraya İngilizce yazı yazmıyorum ama bu seferlik bir istisna yapabilirim.

Bu şekilde başlamış olduk projeye. Çalışma ortamı birkaç küçük testin ardından geliştirmeye hazır hale gelecek. Umarım sonu da başlangıcı gibi iyi olur.

Bilgisayar , , , , , ,

WordPress Eklentileri

Salı, 26 May 2009

wordpress-pluginWordPress gerçekten eklenti desteği ile harikalar yaratıyor.  Her işe koşan bir eklenti bulunabilmesi, tek tuşla kurulum ve güncelleme en beğendiğim özellikleri. Yalnız eklenti bolluğu seçim yapmayı da zorlaştırıyor. Ben de yeni WordPress kullanıcıları ile kullandığım eklentileri paylaşmak istedim. Belki bir gün gelir bana da lazım olur.

AddThis Social Bookmarking Widget: Rss beslemelerinin rss okuyucularına daha kolay eklenmesini ve yazılarımın paylaşım sitelerinde daha kolay paylaşılmasını sağlayan bir eklenti kendisi. Yazıların altındaki “share” butonunu ekliyor.

ANIga gallery: Gelişmiş bir fotoğraf galerisi eklentisi. Albüm, alt albüm ve her fotoğraf için yorum desteği diğer fotoğraf gelerisi eklentilerden farkını oluşturuyor. Kurulumundan sonra kullandığınız temaya göre bazı ayarlar yapmanız, bunun için de biraz koddan anlıyor olmanız gerekiyor, yoksa galeri sayfaları epey kötü görünüyor. Ben de bir heves yüklemiştim kendisini. Ama artık bu iş için Facebook’un daha iyi olduğunu düşündüğümden yeni foto eklemiyorum. Var olanları da üşenmeyip Facebook’a aktarabilirsem sileceğim bu eklentiyi.

FD Feedburner Plugin: RSS beslemelerinin Feedburner’a yönlendirilmesini sağlıyor. Bu sayede abone sayımı öğrenebiliyorum.

FeedBurner Feed Stats: Abone sayımı ve birkaç istatistiği Feedburner’ın sitesine girmeden öğrenebilmek için de bu eklentiyi kullanıyorum.

Flash Video Player: Adından anlaşılıyor sanırım. Videolar bölümünde kendi sunucumda tuttuğum videoların görüntülenmesini sağlıyor. Sanırım WordPress’in yeni sürümlerinden birinde bu destek doğrudan var, yani artık pek gerek kalmadı gibi buna da.

Google Analyticator: Siteyi Google’ın site istatistiği servisi Analytics altında izlemeyi sağlıyor. Bu sayede sunucudaki çağ dışı kalmış istatistik programlardan sonuç çıkarmaya çalışmaktansa google hesabınızla giriş yapıp sitede neler oluyor tek bir merkezden görebiliyorsunuz. Bütün internet sitesi yöneticilerine tavsiye ederim.

Google XML Sitemaps: Favori eklentim. Sitenizin birçok arama motorunda (Ask.com, Google, MSN Search ve Yahoo) daha iyi bulunabilmesi için gerekli olan site haritasını çıkarır ve bunu arama motoru botları için sitede hazır eder. Her yeni yazınızda da kendini günceller. Google Analytics ile kullanıldığında yeni yazdığınız yazıların birkaç gün içinde nasıl kullanıcı çekmeye başladığını birebir fark edebilirsiniz. Ben de en son HTC Touch HD yazımda fark ettim bu durumu.

MaxBlogPress Ping Optimizer: Kendisi siteyi ping servislerinden atılmaktan koruduğunu iddia ediyor. Çok bir fikrim yok, görünce kurmuştum, duruyor öyle…

WP-reCAPTCHA: Yorumlar için reCAPTCHA onay metinlerinin çıkmasını sağlıyor. Hem yorum spamlerinden korunmuş, hem de dolaylı yoldan kitapların elektronik ortama aktarılmasına yardım etmiş oluyorsunuz.

WP Super Cache: Yazılarınıza ait internet sayfalarının ilk çağırıldıklarında statik kopyalarını alan, bu sayede veritabanı ve dinamik sayfa oluşturmada geçen zamanı yok ederek sayfalarınızın hızlı yüklenmesini sağlayan bir eklenti. Sunucu isteklerini minimuma indirdiğinden siteniz aniden ünlü olursa “Sunucum dayanır mı?” sorularınızı da önemsizleştiriyor.

Bilgisayar, Site , ,

Neler Oldu

Perşembe, 30 Nis 2009

Dolu dolu bir nisan ayı geçirdim. Bu süre içinde olanlardan aklımda kalanlar şöyle:

  • Türkiye ziyareti: Daha önceden de yazmıştım, projemizin bundan sonraki versiyonlarının tamamına yakını Türkiye’den geliştirilecek. O nedenle projede yaptıklarımın Türkiye’deki bir arkadaşa aktarılması gerekiyordu. Bu fırsatla ben de biraz daha erkenden gidip önce paskalya tatilini ve yakın birkaç günü Nazilli’de (Denizli ve Kuşadası dahil) geçirdim, daha sonra da 3 gün yaptıklarımı aktardım. Bu arada şirket yöneticileri ile de birkaç sıkıntılı nokta hakkında konuştuk, kafamı rahatlatan mesajlar aldım, dinç bir şekilde Almanya’ya döndüm. Hatta cevaplar öyle tatmin ediciydi ki içimden biz Almanya’da bu konular hakkında boşuna kuruntu yapıp birbirimizi dolduruyormuşuz diye düşündüm. Bu arada da ailem ve arkadaşlarımla buluşmuş olmam da moralimin yerine gelmesinde çok yardımcı oldu.
  • Almanya’da Türkiye ile konuştuğumuz konularda Almanya tarafından hiç de iç açıcı olmayan haberler aldım, Türkiye ile tekrar konuştuğumda sıkıntım daha da arttı. Bu sıkıntılı konu hala benim açımdan bir çözüme kavuşmuş değil, ancak konu iyi ya da kötü bir sonuca bağlandığı zaman sonradan yaşadıklarımı unutmamak, belki gelecekte okuyup “Vay be, bunlar da gelmişti başıma…” demek için buraya uzuuuun bir yazı şeklinde yazacağım.
  • Projede kod geliştirmem hemen hemen durmuş durumda. Yaptığım dokümantasyondaki birkaç eksiği de tamamladığımda benim için S7-PCT projesi bitmiş olacak.
  • Takip ettiğim çeşitli kaynaklardan yazılım dünyası ile ilgili değişik haberler aldım. Bunların birincisi IBM Türkiye’deki çirkin olaylar ile ilgili. Haklarını savunmak için sendikalaşma yoluna giden insanlar ın önlerinin ne kadar acımasızca durdurulduğunu biliyordum zaten. Bunların yanında ekteki Yeni Harman’da da okuyabileceğiniz Can Özler’in şirketten çıkarılmasını ve perde arkasında gelişen olayları yeni öğrendim. Yazıyı üşenmeyip okumanızı tavsiye ederim. Diğer bir haber Oracle’ın Sun’ı alması. Openoffice.org ve MySQL’e neler olacak hep birlikte bekliyoruz. Umarım bu birleşmeden güçlenerek çıkarlar (biraz şüpheliyim o bu konuda). Üçüncü bir haber de yeni Ubuntu ve Amarok sürümleri. Gerçi Amarok 2.1’in betasını yayınlamış durumda, daha asıl sürüm için vakit var ama en süper müzik oynatıcısının yeni betasının çıktığını duymak bile güzel. Ubuntu da kullandığım Linux dağıtımı değil, ama yine de destekliyorum…

Yeni Harman’daki röportaj:

Yeni Harman Röportaj 1. Sayfa

Yeni Harman Röportaj 2. SayfaYeni Harman Röportaj 3. Sayfa

Bilgisayar, Ivır zıvır , , , , , , , , ,

Gimp Dil Değiştirme

Perşembe, 30 Nis 2009

Yüklediğiniz Gimp’in dilini değiştirmek istiyorsanız bunun için birkaç çözüm mevcut  (Programın herhangi bir menüsünden maalesef değiştiremiyorsunuz). Bunlardan en kolayı Gimp klasörü/share/locale e gidip istediğiniz dil haricindekileri silmek. Ben bu şekilde varsayılan olarak Almanca gelen Gimp’i İngilizce kullanabiliyorum…

Bilgisayar , , ,

.NET’te Bellek Sızıntısı (Memory Leak)

Pazar, 15 Şub 2009

Bundan önceki birkaç yazımda projede XSLT kodu yazdığımı ve IODD dosyalarını EDD kodlarına çevirdiğimi yazmıştım. Bir süre önce arkadaş projenin hafıza kullanımı incelerken çevirme tarafında bir sızıntı olduğunu söyledi. En sonunda cuma günü baktığımda yarım gün uğraşının sonucunda sorunun aslında bende değil de .NET’te olduğunu öğrendim. Özellikle XslCompiledTransform sınıfını Debug parametresi true ile oluşturduğumuz Debug buildi her çevirmenin sonunda yaklaşık 30MB’ın çöpe gitmesine sebep oluyor. İyi ki betik (script) kullanmıyorum, yoksa iyice uçacakmış hafıza. Üzülsem mi sevinsem mi bilemedim tabii. Çözüm olarak bu sınıfın Load metodunu mümkün olduğu kadar az çağırın, aynı çevrim dosyasını devamlı hafızaya yüklemekten kaçının, eskisini kullanın; bu sınıfın oluşturduğu geçici dosyaları elle silin gibi öneriler var. En kökten çözüm de çevrimi yapan kodu asıl programdan daha farklı bir AppDomain’den çalıştırmak imiş, bu sayede çevrim bittiğinde arka planda onu çalıştıran uygulama kapandığı için boşa tüketilen kaynaklar temizlenebiliyormuş.  Microsoft’u bu yaklaşımından ve aydınlatıcı önerilerinden dolayı ötürü tebrik ediyorum…

Konu hakkında MSDN’de ilgili sınıfın constructoru altında Community Content’te bir açıklama yapılmış durumda. Bununla yetinmeyenler için Google her zaman elinizin altında…

Bilgisayar , , , ,

Site Arayüzü ve Birtakım Değişiklikler 2

Salı, 03 Şub 2009

Bugün de epeyce bir uğraşının ardından siteyi hemen hemen şekle sokmayı başardım. Uzun zamandır bu işlerle uğraşmadığım için paslanmışım biraz, iyi geldi. Last.fm bileşeninin boyutunu değiştiremediğim için sağ menünün boyutunu ona göre küçültmek durumunda kaldım. Bu da birkaç resim ile oynamamı gerektirdi. Neyse, halloldu bir şekilde. Beni asıl uğraştıran sorun ise sağ menüye koymak istediğim bir bileşen (DandyID) ile ilgiliydi. Bileşen kısaca internette üyesi olduğunuz sosyal içerikli sitelerin hepsine birden bağlantı vermenizi sağlıyordu. Ancak epey bir koduyla oynamama rağmen eklentinin, menünün boyutunu kısaltmasını engelleyemeyince ben de kaldırdım.  Google Reader’da paylaştıklarımı da düzgün bir şekilde menüde gösterebildim. Daha önce şu adreste de yazıldığı gibi bağlantılarda sorun vardı. Şu şekilde çözebildim. Sonra hazır başlamışken Feedburner üyesi oldum, günün birinde birileri bu sitenin beslemelerine üye olursa görebileceğim artık. Bir de yazıların paylaşımı için bir eklenti daha yükledim. Artık her yazının sonunda açılır pencereden istenilen paylaşım sitesi seçilerek yazılar gönderilebilecek (Maille paylaşım seçeneği de mevcut). En son olarak da artık birçok siteyi yazdığım yazılardan haberdar ediyorum. Ziyaretçi sayım artacak mı göreceğiz…

Tek eksiklik olarak maalesef hala fotoğraf galerisi çalışmıyor, çalışması için kullandığım arayüze özel sayfalar oluşturmam gerekiyor. Fırsat bulur bulmaz onu da ayarlayacağım. Uzun vadede zaten Facebook ile biraz daha içli dışlı bir blog kurmak istiyorum. O zaman buradaki fotoğrafları Facebook’a yükleyip burayı kapatmayı düşünüyorum.  Ha bir de kendim bölümünü elden geçireceğim uygun bir zamanda.

Site , ,